Alışveriş sepetiniz boş!
TL $
Hoşgeldin ziyaretçi giriş yapın ya da kayıt olun.
Popüler Makaleler
Banner_980x400_MG_3607 Banner_980x400_MG_3353 Banner_980x400_MG_3860 Banner_980x400_MG_3056

Tesbihin Tarihi

tesbihin tarihçesi

İnsanlık tarihinde ipe dizilmiş boncuklara, ibadet aracı olarak kullanılmadan çok önce de çeşitli “anlamlar” yüklenmişti. Yaşanılan dönemin koşullarına göre avda şans getirmesi, savaşta düşmandan koruması, zaman zaman hastalıktan korunmak için muska ya da nazarlık niyetiyle kullanıldığı bilinmekteydi. Ancak, tesbihlerin en kalıcı şekilde insan hayatına girişi din aracılığıyla oldu.


Ortaya çıkışı ve yaygınlaşması konusunda çok çeşitli kaynaklarda muhtelif bilgiler yer alsa da, ilk tesbihlerin Budizm ve Hinduzim inancında kullanıldığı genel kabul görmüş bir bilgidir. Tahminlere göre Müslümanlar tespihi Budistlerden almışlar. Hıristiyanlar da Müslümanlar’dan Avrupa'ya. Papa V. Pius, 1596'da yazdığı yazısında, Dominikus'un 1221 yılında Avrupa'ya tespihi getirdiğini yazmıştı.

Tesbih kullanımı Hindistan'dan doğuya, oradan Ortadoğu'ya, en sonunda da Avrupa'ya yayılmıştır. Ve yayılım gösterdiği her coğrafyanın dinlerinde; Müslümanlık, Hıristiyanlık (Katolik), Hinduizm ve Budizm'de duaları ve dualar arası bölümleri saymak amacıyla kullanılmıştır. 

İslamiyetin ilk yıllarında Müslümanlar tespih yerine el içinde parmaklarını sayarlarmış. Ancak Hz.Muhammed(s.a.v) hiç kullanmamıştır. Ebu Bekir r.a.'in döneminde ilk defa kullanılmış. Bu sebepten dolayı Vehhabiler tespihi İslami olmadığı için kullanmıyorlar.

Tesbihin bir sanat eseri olarak ilk defa Türkler tarafından kullanıldığı görülmektedir. İstanbul’un tesbihce en zengin zamanı 16. asrın sonlarına isabet ettiği anlaşılıyor. Bu devrede, İran’a Turan’a, Şark’a, Garb’a tesbih ve titirmiş, Türkiye’de herkesin elinle değilse bile cebinde bulunmuştur. 

Tesbihlerin en güzelleri, Türkler tarafından bilhassa İstanbul’da yapılmıştır. Araplar ve İranlılar bununla pek meşgul olmamışlardır. Arabistan’da yapılan tesbihler ise estetikten uzak ve sadedirler. 

Türk - İslâm geleneğinde, tesbihlerin kullanımlarına göre değişik adlarla anıldığı gözlenmektedir. Bunlar: 

1. Padişah tesbihleri
2. Vüzera tesbihleri
3. Vükelâ tesbihleri
4. Zengin tesbihleri
5. Fukara tesbihleri

Bu arada tekkelerde bulunan 1000′lik ve 500′lük tesbihlerin içinden hastalar geçirilmek suretiyle tedavi edildiği bu tip tesbihlerin, fındık büyüklüğünden, ceviz büyüklüğüne kadar olanları da mevcuttur. Bazı takkelerde bu 500′lik ve 1000′lik tesbihlerin içerisinde çok kıymetli olanları da bulunmaktadır. Bunların imameleri, Mevlevî Sikkesi veya Bektaşî Tacı şeklinde ve ekseriya öd ağacından yapılmış olurdu. 

Tesbihin yapılması, büyük bir dikkat istemektedir. Çünkü tesbih yapımında tanelerin hepsinin aynı boyda olması ve delinmesi gibi özellikler aranmaktadır.

İlgili gönderiler:

Yorumlar

Yorum yazın

Yanıt verin

* İsim:
* E-posta: (Not Published)
   Web sitesi: (Site url with http://)
* Yorum: